Site icon Hedza

 En İlginç 10 Yanlış Anlaşılma

Bazen tek bir kelime, yanlış çevrilen bir cümle veya yanlış yorumlanan bir hareket; savaşlara, diplomatik krizlere, teknolojik kazalara ve komik olaylara yol açabiliyor.

Bazı hikâyeler tarih boyunca çok anlatılmış olsa da ayrıntıları tartışmalıdır. Bu yüzden kesin belgelenmiş olaylarla, sonradan popülerleşmiş anekdotları birbirinden ayırmak gerekir.

1. Franz Ferdinand’ın Şoförü Yanlış Sokağa Girdi

Ne oldu?

1914’te Avusturya-Macaristan veliahtı Franz Ferdinand, Saraybosna’da suikasta uğradı.

Suikasttan önce saldırganların planı tam olarak işlememişti. Ardından konvoyun şoförü yanlış bir sokağa girdi ve araç, suikastçı Gavrilo Princip’in bulunduğu yere çok yakın durdu.

Yanlış anlaşılma neydi?

Şoför, güzergâhı yanlış yorumladı veya yanlış yöne döndü. Bu hata, Princip’in kaçırdığı fırsatı yeniden önüne getirdi.

Sonuç

Princip ateş etti. Franz Ferdinand ve eşi öldü. Sonrasında gelişen kriz, I. Dünya Savaşı’nın başlamasına giden sürecin önemli parçalarından biri oldu.

Çözülemeyen soru

Şoför doğru yola girseydi tarih gerçekten değişir miydi?

Muhtemelen Avrupa’daki gerilim yine büyük bir çatışma yaratabilirdi; fakat olayların zamanlaması ve biçimi farklı olabilirdi.

2. NASA’nın Mars Görevinde “Mil” ve “Kilometre” Karışıklığı

Ne oldu?

1999’da Mars Climate Orbiter adlı uzay aracı Mars’a gönderildi.

Sorun şuydu:

Yanlış anlaşılma neydi?

Bir ekip için belirli bir kuvvet değeri Newton anlamına gelirken, diğer tarafta benzer bir değer pound-force olarak ele alındı.

Sonuç

Uzay aracının Mars’a yaklaşma hesapları bozuldu ve araçla bağlantı kaybedildi.

En tuhaf tarafı

Bu olay, uzay teknolojisinin ne kadar gelişmiş olursa olsun, basit bir iletişim standardının eksikliğinin felakete yol açabileceğini gösterdi.

Bazen milyarlarca dolarlık bir görev, “Bu sayı hangi birimde?” sorusuna yenilebilir.

 3. KFC’nin “Parmaklarını Yiyecek Kadar Lezzetli” Sloganı

Ne oldu?

KFC’nin İngilizce sloganı:“Finger Lickin’ Good”

Yaklaşık anlamı:“Parmaklarını yalatacak kadar lezzetli.”

Ancak Çin pazarına aktarılırken sloganın kelimesi kelimesine çevrilmesi, anlamı tuhaflaştırdı.

Yanlış anlaşılma neydi?

Slogan, bazı anlatımlarda:“Parmaklarını ye!”

gibi korkutucu bir anlama dönüşmüş olarak aktarılır.

Sonuç

Bu hikâye, reklam sloganlarının kelime kelime değil, kültürel anlamıyla çevrilmesi gerektiğinin klasik örneklerinden biri oldu.

4. Pepsi’nin “Ataların Mezardan Dönüyor” Sloganı

Ne oldu?

Pepsi’nin ünlü sloganlarından biri:“Come Alive with the Pepsi Generation”

Bu ifade İngilizcede kabaca:“Pepsi kuşağıyla canlan”

anlamına gelir.

Yanlış anlaşılma neydi?

Çincedeki aktarımın, bazı popüler kaynaklarda:“Pepsi atalarınızı mezardan geri getirir.”

gibi ürkütücü bir anlama dönüştüğü anlatılır.

Gerçekten böyle mi oldu?

Bu olay çok sık tekrarlanan bir pazarlama efsanesidir. Ancak sloganın tam olarak hangi kampanyada, hangi ülkede ve hangi resmî çeviriyle kullanıldığı konusunda kaynaklar arasında belirsizlik vardır.

Neden ilginç?

Çünkü “canlanmak” gibi mecazlı bir ifade, başka bir kültürde ölülerin dirilmesi gibi anlaşılabilir.

5. Jimmy Carter’ın Polonya’daki Tuhaf Çeviri Hatası

Ne oldu?

ABD Başkanı Jimmy Carter, 1977’de Polonya’yı ziyaret etti.

Konuşmasının çevirisi sırasında bazı ifadeler İngilizcedeki anlamından oldukça uzak biçimde aktarıldı.

Yanlış anlaşılma neydi?

Bazı popüler anlatımlara göre:

Sonuç

Konuşma diplomatik bir kriz yaratacak kadar büyük bir felakete dönüşmedi; fakat çeviri hatası büyük utanç ve kahkaha konusu oldu.

6. Mokusatsu” ve Japonya’nın Teslimiyet Açıklaması

Ne oldu?

1945’te Müttefikler Japonya’dan teslim olmasını istedi. Japonya Başbakanı Kantarō Suzuki, açıklamasında “mokusatsu” kelimesini kullandı.

Yanlış anlaşılma neydi?

“Mokusatsu” bağlama göre:

gibi farklı anlamlara gelebilir.

Bazı Batılı çevirilerde bu ifade:

“Aşağılayıcı biçimde reddediyoruz.”

şeklinde yorumlandı.

Sonuç

Bu çeviri farkının, Japonya’nın tutumunun Batı’da nasıl algılandığını etkilediği anlatılır. Ancak atom bombalarının atılmasını tek başına bu kelimeye bağlamak tarihsel olarak aşırı basitleştirme olur. Karar, savaşın genel seyri, askerî hesaplar ve siyasi değerlendirmelerle birlikte ele alınmalıdır.

Çözülemeyen soru

Bu kelime farklı çevrilseydi karar değişir miydi?

Bunu kesin olarak bilmek mümkün değil.

7. Fransa’da Patatesin “Zehirli” Sanılması

Ne oldu?

18. yüzyıl Fransa’sında patates, uzun süre insan yiyeceği olarak yaygın kabul görmedi. Bazı insanlar onun hastalık yaptığına inanıyordu.

Yanlış anlaşılma neydi?

Patatesin yer altında yetişmesi, alışılmadık görünümü ve yanlış tıbbi inanışlar nedeniyle sebzenin zararlı olduğu düşünüldü.

Nasıl değişti?

Fransız eczacı ve tarım uzmanı Antoine-Augustin Parmentier, patatesin değerini göstermek için çeşitli yöntemler kullandı.

Anlatılan ünlü hikâyeye göre:

Tuhaf tarafı

Bir yiyeceği sevdirmek için onu bir süre yasaklanmış veya gizemli bir hazine gibi göstermek işe yaramış olabilir.

Bu hikâyenin bazı ayrıntıları efsaneleşmiş olsa da Parmentier’in patatesin yaygınlaşmasındaki rolü tarihsel olarak bilinir.

8. “İngilizler Biraz Zor Durumda” — Kore Savaşı

Ne oldu?

Kore Savaşı sırasında İngiliz askerleri çok zor bir durumda kaldı. Bir İngiliz komutan, durumlarını üstlerine aktarırken oldukça sakin bir ifade kullandı:

“Things are a bit sticky.”

İngiliz kültüründe bu ifade, bağlama göre:

“İşler çok kötü gidiyor.”

anlamına gelebilir.

Yanlış anlaşılma neydi?

Karşı taraf bunu:

“Biraz zorluk var ama kontrol edilebilir.”

şeklinde anlamış olabilir.

Sonuç

Bu olayın ayrıntıları popüler anlatımlarda farklı biçimlerde verilir. Fakat hikâye, İngilizlerin aşırı ölçülü ve dolaylı konuşma tarzının savaş gibi ciddi bir ortamda yanlış anlaşılabileceğini gösterir.

9. Yucatán Adının “Sizi Anlamıyorum”dan Gelmesi

Ne oldu?

Yucatán bölgesinin adının, İspanyol kaşiflerle yerli halk arasındaki bir iletişim yanlışlığından geldiği sıkça anlatılır.

Yanlış anlaşılma neydi?

İspanyollar bölgenin adını soruyordu. Yerli halkın verdiği yanıtın ise:

“Seni anlamıyorum” veya “Ne dediğini bilmiyorum”

anlamına geldiği iddia edilir.

İspanyollar bunu bir yer adı sandı.

Gerçeklik payı

Bu, oldukça meşhur bir etimolojik hikâyedir; ancak Yucatán adının kökeni konusunda farklı açıklamalar da bulunur. Yani anlatı eğlenceli olsa da kesin tarihsel gerçek olarak kabul edilmemelidir.

Tuhaf tarafı

Bir bölgenin adı, belki de aslında birinin:

“Ne diyorsun?”

demesinden doğmuş olabilir.

10. “Jenkins’in Kulağı Savaşı”

Ne oldu?

1739’da İngiltere ile İspanya arasında başlayan savaş, tarihe “Jenkins’in Kulağı Savaşı” adıyla geçti.

Yanlış anlaşılma neydi?

İngiliz denizci Robert Jenkins, İspanyol sahil güvenlik görevlilerinin kendisine işkence ettiğini ve kulağını kestiğini söyledi.

Kulağını İngiliz parlamentosuna gösterdiği iddia edildi.

Sonuç

Bu olay, İngiltere’de İspanya’ya karşı öfkeyi artıran sembollerden biri oldu. Ancak savaşın nedenleri yalnızca bir denizcinin kulağı değildi:

de önemliydi.

Tuhaf tarafı

Bir savaşın adı, tarihe bir insan organı üzerinden geçmiş oldu.

 

Kısacası

En ilginç yanlış anlaşılmaları bize şunu gösteriyor:

İnsanlar çoğu zaman söylenen şeyi değil, kendi anladıkları şeyi gerçek kabul eder.

Bazen bu durum:

neden olabilir.

En tehlikeli yanlış anlaşılma ise genellikle yanlış kelime değil, karşı tarafın ne demek istediğini sormadan emin olduğumuzu sanmamızdır.

Exit mobile version