Doğadaki canlı çeşitliliği, milyonlarca yıl süren bir evrimin sonucu olarak şekillendi. Ancak son yüzyılda insan faaliyetlerinin artmasıyla birlikte birçok hayvan türü, bu uzun yolculuğu tamamlayamadan yok oldu ya da yok olmanın eşiğine geldi. İklim değişikliği, doğal yaşam alanlarının yok edilmesi, kaçak avcılık ve çevre kirliliği; bu sürecin en temel nedenleri arasında yer alıyor. Bugün bazı hayvanları artık sadece eski fotoğraflarda ve çizimlerde görebilirken, bazıları ise sayıları hızla azalmasına rağmen hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Bu yazıda, nesli tamamen tükenmiş hayvanlar ile nesli tükenmek üzere olan hayvanları ayrı başlıklar altında ele alıyor; neden yok olduklarını ya da neden tehlike altında olduklarını inceliyoruz.
Nesli Tükenmiş Hayvanlar
Dodo Kuşu
Hint Okyanusu’ndaki Mauritius Adası’nda yaşayan Dodo kuşu, insanların neden olduğu yok oluşun en bilinen sembollerinden biridir. Uçamayan bu kuş türü, adaya gelen denizciler tarafından kolayca avlanmış ve beraberinde getirilen hayvanların yuvalarını tahrip etmesiyle kısa sürede tamamen yok olmuştur. 17. yüzyılın sonlarına doğru Dodo kuşunun nesli resmen tükenmiştir.
Tazmanya Kaplanı (Thylacine)
Avustralya ve Tazmanya’da yaşayan Tazmanya kaplanı, kurt benzeri yapısı ve sırtındaki çizgilerle dikkat çeken bir türdü. Çiftçilere zarar verdiği düşüncesiyle yoğun şekilde avlanması ve yaşam alanlarının yok edilmesi, bu hayvanın sonunu hazırladı. Bilinen son birey 1936 yılında hayatını kaybetti.
Yolcu Güvercini
Bir zamanlar Kuzey Amerika semalarında milyonlarca birey halinde uçan yolcu güvercinleri, aşırı avlanma ve ormanların yok edilmesi nedeniyle hızla azaldı. Sayıları bu kadar fazla olan bir türün tamamen yok olması, doğadaki dengenin ne kadar kırılgan olduğunu açıkça gösteriyor. Son yolcu güvercini 1914 yılında yaşamını yitirdi.
Anadolu Aslanı
Tarih boyunca Anadolu topraklarında yaşamış olan Anadolu aslanı, insan yerleşimlerinin artması ve kontrolsüz avlanma nedeniyle yok olmuştur. Gücün ve ihtişamın simgesi olarak kabul edilen bu tür, günümüzde yalnızca tarihî yazıtlar ve kabartmalar üzerinden bilinmektedir.
Büyük Alk Kuşu (Great Auk)
Kuzey Atlantik’te yaşayan Büyük Alk kuşu, uçamayan yapısı nedeniyle kolay avlanan türlerden biriydi. Etinin ve tüylerinin ticari amaçlarla kullanılması, bu kuşun kısa sürede yok olmasına neden oldu. 19. yüzyılın ortalarında nesli tamamen tükendi.
Quagga
Zebra ailesine ait olan Quagga, yalnızca vücudunun ön kısmında çizgiler bulunmasıyla diğer zebralardan ayrılıyordu. Güney Afrika’da yaşayan bu tür, et ve deri ticareti amacıyla aşırı avlanmış ve 19. yüzyılın sonlarında tamamen yok olmuştur. Bilinen son Quagga, 1883 yılında bir hayvanat bahçesinde ölmüştür.
Steller Deniz İneği
Oldukça büyük yapılı ve yavaş hareket eden Steller deniz ineği, insanların avlanması karşısında savunmasız kalmıştır. Kuzey Pasifik’te yaşayan bu tür, keşfedildikten yalnızca birkaç on yıl sonra tamamen tükenmiştir. Etinin ve yağının yoğun şekilde kullanılması, bu yok oluşu hızlandıran temel neden olmuştur.
İrlanda Geyiği
Devasa boynuzlarıyla tanınan İrlanda geyiği, tarih öncesi dönemin en dikkat çekici memelilerinden biriydi. İklim değişikliği ve insanların av baskısı, bu türün yaşam alanlarını daraltmış ve zamanla yok olmasına neden olmuştur. Günümüzde yalnızca fosil kalıntılarıyla bilinmektedir.
Atlas Aslanı
Kuzey Afrika’da yaşayan Atlas aslanı, günümüzde bildiğimiz aslan türlerinden daha iri yapılıydı. Roma döneminden itibaren avlanması ve gösterilerde kullanılması, bu türün hızla azalmasına yol açtı. 20. yüzyılın başlarında vahşi doğada tamamen yok olduğu kabul edilmektedir.
“Atlas aslanı” terimi, Kuzey Afrika’ta tarih boyunca yaşamış, bugün vahşi doğada nesli tükenmiş Barbar aslanı (Panthera leo leo) için kullanılır.
Nesli Tükenmek Üzere Olan Hayvanlar
Amur Leoparı
Dünyanın en nadir büyük kedilerinden biri olan Amur leoparının, doğada yaklaşık 100’den az birey kaldığı tahmin ediliyor. Rusya ve Çin sınırında yaşayan bu tür, kaçak avcılık ve ormanların yok edilmesi nedeniyle ciddi tehdit altında bulunuyor.
Sumatra Orangutanı
Endonezya’nın Sumatra Adası’nda yaşayan orangutanların sayısı yaklaşık 14.000 civarında. Yağmur ormanlarının tarım alanlarına dönüştürülmesi ve yasa dışı avlanma, bu zeki primatların yaşam alanlarını hızla daraltıyor.
Akdeniz Foku
Türkiye kıyılarında da nadiren görülebilen Akdeniz fokunun dünyada yaklaşık 700–800 birey kaldığı biliniyor. Kıyı yapılaşması, balık ağlarına takılma ve insan baskısı, bu türün hayatta kalmasını zorlaştırıyor.
Kara Gergedan
Afrika’da yaşayan kara gergedanların sayısı, yasa dışı avcılık nedeniyle dramatik biçimde azaldı. Günümüzde yaklaşık 5.500 birey kaldığı tahmin ediliyor. Özellikle boynuzları için avlanmaları, bu türü yok olma sınırına getirdi.
Deniz Kaplumbağaları (Caretta caretta)
Caretta caretta türü deniz kaplumbağaları tamamen yok olmamış olsa da ciddi tehlike altında. Yumurtlama alanlarının bozulması, plastik kirliliği ve balıkçılık faaliyetleri, bu canlıların yaşam döngüsünü tehdit ediyor. Bazı bölgelerde popülasyonlarının kritik seviyelere düştüğü biliniyor.
Asya Fili
Asya fillerinin sayısı son yüzyılda büyük oranda azalmış durumda. Günümüzde yaklaşık 40.000–50.000 birey kaldığı tahmin ediliyor. Yaşam alanlarının tarım ve yerleşim alanlarına dönüşmesi, bu dev canlıların doğadaki varlığını tehdit ediyor.
Kutup Ayısı
Kutup ayıları doğrudan avlanmaktan çok, iklim değişikliğinin etkileriyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Buzulların erimesi, avlanma alanlarını daraltırken besin bulmalarını da zorlaştırıyor. Bilim insanları, mevcut koşullar devam ederse popülasyonlarının ciddi biçimde azalacağını öngörüyor.
Mavi Balina
Dünyanın en büyük canlısı olan mavi balina, geçmişte yoğun balina avcılığı nedeniyle neredeyse yok olma noktasına gelmiştir. Günümüzde sayıları 10.000–25.000 arasında tahmin edilse de hâlâ tehlike altındadır. Deniz kirliliği ve gemi çarpmaları, bu tür için önemli riskler arasında yer alıyor.
Pangolin
Pulları nedeniyle yasa dışı ticaretin hedefi haline gelen pangolinler, dünyada en çok kaçak avlanan memeliler arasında bulunuyor. Bazı pangolin türlerinde popülasyonun yüzde 80’den fazlası yok olmuş durumda. Bu durum, türün geleceğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Sonuç: Hâlâ Bir Şansımız Var mı?
Nesli tükenmiş hayvanlar, geri getirilemeyen birer kayıp olarak doğa tarihindeki yerini aldı. Ancak nesli tükenmek üzere olan türler için hâlâ umut var. Koruma projeleri, bilinçli çevre politikaları ve bireysel farkındalık sayesinde bu canlıların tamamen yok olmasının önüne geçmek mümkün. Bugün atılacak küçük adımlar, gelecekte doğanın dengesini koruyacak büyük sonuçlar doğurabilir.
