Bir sabah uyandığınızı ve pencerenizin dışında masmavi bir gökyüzü yerine uçsuz bucaksız kızıl bir çöl gördüğünüzü düşünün.
Dışarı çıkmadan önce hava durumuna değil, radyasyon seviyesine ve yaşam destek sistemlerinin durumuna bakıyorsunuz. Kapıyı açıp sokağa çıkmak diye bir şey yok. Dışarı adım atmak için basınçlı bir giysi giymeniz gerekiyor.
Kulağa bilim kurgu gibi geliyor. Peki Mars’ta yaşam gerçekten nasıl olurdu? Mars evleri nasıl görünürdü? İnsanlar ne yer, nasıl çalışır ve boş zamanlarında ne yapardı?
Mars’ta Bir Sabah: Dünya’dan 225 Milyon Kilometre Uzakta Uyanmak
Mars’taki ilk büyük değişiklik daha güne başlarken fark edilirdi: Bir Mars günü, Dünya gününden biraz daha uzundur.
Mars’ın kendi ekseni etrafındaki dönüşü yaklaşık 24 saat 39 dakika sürer. Bu süreye genellikle “sol” adı verilir.
Dolayısıyla insanların biyolojik ritmi açısından Mars şaşırtıcı derecede tanıdık gelebilir.
Fakat pencerenin dışına baktığınız anda benzerlik sona erer.
Mars’ın ince atmosferi büyük ölçüde karbondioksitten oluşur. Yüzeydeki atmosfer basıncı Dünya’nınkinden çok daha düşüktür ve sıcaklıklar oldukça sert koşullara ulaşabilir.
Yani Mars’ta sabah yürüyüşü için montunuzu alıp dışarı çıkamazsınız.
Basınçlı uzay giysiniz olmadan dış ortam ölümcül olurdu.
Dünya’da 70 kilogramlık bir kişinin kütlesi Mars’ta yine 70 kilogram olurdu ancak ağırlığı çok daha düşük hissedilirdi. Bu da yürümeden egzersize kadar günlük hayatın pek çok bölümünü değiştirirdi.
Mars Evleri Nasıl Olurdu?
Mars’taki ilk şehir muhtemelen bugün bildiğimiz şehirlerden çok farklı görünürdü.
Gökdelenler, açık balkonlar ve geniş meydanlardan önce insanlığın çözmesi gereken çok daha sıkıcı fakat önemli problemler bulunuyor:
Oksijen, basınç, radyasyon, sıcaklık ve enerji.
Yerleşimlerin bir kısmı yüzeyin altında kurulabilir veya yaşam alanlarının üzeri Mars toprağı olarak adlandırılan regolit ile kaplanabilir. Bunun önemli nedenlerinden biri kozmik ışınlara ve Güneş kaynaklı radyasyona karşı ek koruma sağlamaktır.
İlk Mars şehri bu nedenle dev cam kubbelerden oluşan romantik bir bilimkurgu metropolünden ziyade birbirine tünellerle bağlanmış yaşam modüllerine benzeyebilir.
Mars’ta Dışarı Çıkmak Nasıl Olurdu?
Dünya’da evden çıkmak birkaç saniyelik iştir.
Mars’ta ise küçük bir operasyon hâline gelebilir.
Şehrin basınçlı alanlarının dışına çıkacak kişilerin uygun koruyucu ekipman kullanması, yaşam destek sistemlerini kontrol etmesi ve bir hava kilidinden geçmesi gerekir.
Bu nedenle Mars şehrindeki günlük ulaşımın önemli bölümü dışarıdan değil, basınçlı tüneller ve kapalı araçlar aracılığıyla gerçekleşebilir.
Evden işe giderken oksijen tüpü kontrol etmek…
İstanbul trafiğinin bile bazı avantajları varmış.
Mars’ta İnsanlar Ne Yerdi?
Mars’ta kurulacak kalıcı bir şehrin bütün yiyeceklerini Dünya’dan getirmek uzun vadede oldukça pahalı ve riskli olurdu.
Bu nedenle Mars’ta tarım, kalıcı bir yerleşimin en önemli parçalarından biri hâline gelebilir.
Bitkiler büyük ihtimalle kontrollü sıcaklık, nem, ışık ve besin koşullarının sağlandığı kapalı seralarda yetiştirilirdi.
İlk Mars menülerinde hızlı büyüyen ve yüksek besin değeri sağlayan bitkiler öncelikli olabilir. Yeşillikler, bazı sebzeler, tahıllar ve baklagiller gibi ürünler Mars tarımının adayları arasında düşünülebilir.
Mars yüzeyindeki malzemelerde perklorat adı verilen insan sağlığı açısından sorun oluşturabilecek kimyasal bileşikler bulunabilir.
Bu nedenle “Mars toprağında patates yetiştirelim” fikri filmlerde göründüğünden biraz daha karmaşıktır.
Mars’ta Su Nereden Gelecek?
İlk Mars şehrinde en değerli kaynaklardan biri su olacaktır.
Mars’ta özellikle kutup bölgelerinde ve yüzey altında su buzu bulunduğuna dair güçlü kanıtlar var. Daha da önemlisi, kullanılan su mümkün olduğunca tekrar sisteme kazandırılacaktır.
Duşlardan çıkan su, havadaki nem ve hatta insanların ürettiği atık su gelişmiş arıtma sistemlerinden geçirilerek yeniden kullanılabilir.
Mars’ta Oksijen Nasıl Üretilirdi?
Mars atmosferinin büyük bölümü karbondioksitten oluştuğu için insanlar dışarıdaki havayı doğrudan soluyamaz.
Dolayısıyla Mars’ta oksijen üretimi, şehrin en kritik altyapılarından biri olacaktır.
Bitkiler kontrollü ekosistemlerin bir parçası olabilir. Suyun elektroliz yoluyla hidrojen ve oksijene ayrılması kullanılabilir. Ayrıca Mars atmosferindeki karbondioksitten oksijen üretmeye yönelik teknolojiler de önemli rol oynayabilir.
NASA’nın Perseverance aracıyla Mars’a gönderilen MOXIE deneyi, Mars atmosferindeki karbondioksitten oksijen üretilebildiğini küçük ölçekte göstermişti.
Mars’ta Çalışma Hayatı Nasıl Olurdu?
İlk Mars şehrinde bazı mesleklerin değeri inanılmaz derecede artardı.
Doktorlar, mühendisler, teknisyenler, biyologlar, jeologlar, yazılım uzmanları ve tarım uzmanları koloninin temel iş gücünü oluşturabilir.
Dünya’da internetin kesilmesi sinir bozucudur.
Mars’ta oksijen sisteminin kesilmesi ise müşteri hizmetlerini arayarak çözülebilecek türden bir problem değildir.
Robotlar da ağır, tehlikeli ve tekrarlayan işlerde önemli görevler üstlenebilir.
İnsanlar böylece araştırma, bakım, sağlık, üretim ve yönetim gibi alanlara daha fazla odaklanabilir.
Mars’ta İnternet Olur muydu?
Olurdu.
Ama Dünya’daki internet deneyiminin aynısı olmazdı.
Mars ile Dünya arasındaki mesafe iki gezegenin yörüngedeki konumlarına göre sürekli değişir. Bu nedenle Dünya ile Mars arasındaki iletişimde elektromanyetik sinyallerin ulaşması dakikalar sürebilir.
“Mesajı gördün, neden cevap vermedin?” tartışması da nihayet astronomik olarak geçerli bir bahaneye kavuşurdu.
Mars şehrinin kendi içinde ise yerel bir iletişim ağı kurulabilir.
Mars’ta Okullar Nasıl Olurdu?
Eğer Mars yerleşimi geçici bir araştırma üssünden gerçek bir şehre dönüşürse bir noktada ailelerin ve çocukların da gündeme gelmesi kaçınılmazdır.
Bu durumda Mars’ta eğitim tamamen yeni sorunlarla karşılaşırdı.
Çocuklar Dünya tarihi ve coğrafyasının yanında Mars coğrafyasını da öğrenebilirdi. Yaşam destek sistemleri, temel mühendislik ve acil durum prosedürleri günlük eğitimin daha önemli parçaları hâline gelebilirdi.
Ancak burada büyük bir bilinmezlik bulunuyor:
İnsanların düşük yerçekiminde gebelik, doğum ve çocukluk gelişiminin nasıl etkileneceğini henüz bilmiyoruz.
Bu nedenle Mars’ta doğan ilk insan fikri heyecan verici olduğu kadar ciddi biyolojik ve etik sorular da içeriyor.
Mars’ta Spor Yapmak Nasıl Olurdu?
Mars’ın düşük yerçekimi sporu oldukça ilginç hâle getirebilir.
İnsanlar Dünya’ya kıyasla çok daha yükseğe sıçrayabilir ve bazı hareketleri farklı biçimde gerçekleştirebilir.
Ancak düşük yerçekimi yalnızca eğlenceli değildir.
Uzun süre düşük yerçekiminde yaşamanın kaslar ve kemikler üzerindeki etkileri önemli bir sağlık sorunu olabilir. Bu nedenle Mars sakinlerinin düzenli egzersiz yapması muhtemelen günlük yaşamın zorunlu parçalarından biri olacaktır.
Mars spor salonuna gitmemek, “bugün canım istemiyor” seviyesinden çıkıp sağlık protokolü meselesine dönüşebilir.
Mars’ta Bir Yıl Ne Kadar Sürer?
Mars’ta bir gün Dünya gününe oldukça yakın olsa da yıl için aynı şeyi söyleyemeyiz.
Bir Mars yılı yaklaşık 687 Dünya günü sürer.
Yani Mars’ta yaşasaydınız Dünya takvimine kıyasla doğum gününüz çok daha seyrek gelirdi.
Teknik olarak daha yavaş yaşlanmazdınız.
Sadece pasta masrafınız azalırdı.
Mars’ın eksen eğikliği nedeniyle gezegende mevsimler de bulunur. Ancak uzun yörünge süresi nedeniyle bu mevsimler Dünya’dakilerden çok daha uzun sürebilir.
Mars’taki En Büyük Sorunlardan Biri: Yalnızlık
Mars’ta yaşamın en zor tarafı teknoloji olmayabilir.
Psikoloji olabilir.
İlk Mars sakinleri Dünya’dan milyonlarca kilometre uzakta, sınırlı sayıda insanla ve kapalı yaşam alanlarında uzun süre geçirmek zorunda kalabilir.
Ailelerini ziyaret etmek için hafta sonu uçuşuna binemezler.
Dünya’ya gönderilen mesajlar gecikmeli ulaşır.
Dışarı çıkmak bile hazırlık gerektirir.
Bu nedenle ilk Mars şehrinin tasarımında yalnızca mühendislik değil, psikoloji de büyük önem taşır.
Ortak sosyal alanlar, spor tesisleri, bitkiler, eğlence alanları ve insanlara mahremiyet sağlayacak kişisel bölümler lüks değil, sağlıklı bir toplum için gerekli olabilir.
Mars’taki ilk şehir aynı zamanda insanlığın şimdiye kadar gerçekleştirdiği en büyük sosyal deneylerden biri olabilir.
Çünkü soru yalnızca “Mars’ta hayatta kalabilir miyiz?” olmayacaktır.
Asıl soru şuna dönüşebilir:
“Dünya’dan uzakta, tamamen yeni bir toplum kurabilir miyiz?”
Mars’ta İlk Şehir Gerçekte Nasıl Görünebilir?
Filmlerdeki Mars şehirleri genellikle dev cam kubbeler altında gösterilir.
Gerçek ilk şehir muhtemelen çok daha işlevsel olacaktır.
Birbirine bağlı basınçlı modüller, yeraltı yaşam alanları, laboratuvarlar, seralar, enerji üretim sistemleri, su işleme tesisleri, depolar ve hava kilitleri şehrin temel parçalarını oluşturabilir.
Şehrin dışında robotların ve basınçlı araçların hareket ettiği yollar bulunabilir.
Yerleşim büyüdükçe hastaneler, okullar, spor alanları ve sosyal merkezler eklenebilir.
Böylece başlangıçta küçük bir bilim üssü olan yerleşim zamanla gerçek bir Mars kolonisine veya Mars şehrine dönüşebilir.
Mars’ta Sıradan Bir Gün Aslında Hiç Sıradan Olmayacak
Fakat belki de zamanla bütün bunlar sıradanlaşacaktır.
Mars’ta doğmuş bir çocuk için kızıl gökyüzü, hava kilitleri, seralar ve basınçlı koridorlar “uzayda yaşam” olmayacaktır.
Sadece ev olacaktır.
Ve belki bir gün o çocuk Dünya’nın fotoğraflarına bakıp bizim bugün Mars’a baktığımız gibi merakla soracaktır:
“İnsanlar gerçekten koruyucu giysi giymeden dışarı çıkabiliyor mu?”