Dünyada Yalnızca İyi İnsanlar Olsaydı “İyilik” Kavramının Anlamı Kalır mıydı?
Bir dünya hayal edin.
Kimse yalan söylemiyor.
Kimse hırsızlık yapmıyor.
Savaş yok.
İhanet yok.
Fakat bu düşünce deneyinin içinde oldukça ilginç bir felsefi soru saklı:
Eğer dünyada yalnızca iyi insanlar olsaydı, “iyilik” hâlâ iyi olarak kabul edilir miydi?
Çünkü iyiliği çoğu zaman kötülüğün karşıtı olarak tanımlıyoruz. Karanlık olmadan ışığı, acı olmadan mutluluğu, yalan olmadan dürüstlüğü anlamlandırabilir miydik?

Kötülük Olmadan İyilik Var Olabilir mi?
Sorunun merkezinde önemli bir karşıtlık bulunuyor.
Bazı kavramları zıtları üzerinden anlarız.
Sıcağı soğukla karşılaştırırız.
Hızlıyı yavaşla.
Zengini fakirle.
Cesareti korkuyla.
Peki iyiliği de kötülük sayesinde mi anlayabiliyoruz?
Eğer dünyadaki herkes her zaman yardımsever olsaydı, yardımsever olmak olağanüstü bir davranış olmaktan çıkabilirdi.
Bu durumda iyilik ortadan kalkmazdı ancak görünmez hale gelebilirdi.
Tıpkı sürekli soluduğumuz havayı çoğu zaman fark etmememiz gibi.

Herkes İyiyse İyi İnsan Diye Bir Şey Kalır mı?
İşte paradoks burada daha eğlenceli hale geliyor.
Bir özellik herkeste varsa, o özellik insanları birbirinden ayırmayı bırakır.
Dünyadaki herkes 2 metre boyunda olsaydı:
“Bu adam çok uzun.”
demek anlamsız hale gelirdi.
Herkes inanılmaz hızlı koşabilseydi hızlı olmak sıradanlaşırdı.
Aynı şekilde herkes iyi olsaydı:
“İyi insan.” ifadesi ayırt edici özelliğini kaybedebilirdi.
İnsanları “iyi” ve “kötü” diye ayırmak yerine belki:
“Daha sabırlı.”
“Daha cesur.”
gibi iyiliğin farklı derecelerinden söz etmeye başlardık.
Seçme Şansımız Yoksa İyilik Gerçekten İyilik midir?
Asıl felsefi problem burada başlıyor. Bir insanın hem iyi hem kötü davranma ihtimali olduğunu düşünün.
Önünde iki seçenek var. Birinci seçenek kendisine büyük avantaj sağlayacak ancak başka birine zarar verecek. İkinci seçenek ise kendi çıkarından vazgeçmesini gerektiriyor ancak başka bir insanı koruyacak.
Kişi ikinci seçeneği seçiyor.
Bu davranışı değerli bulmamızın nedenlerinden biri başka türlü davranabilecek olmasına rağmen iyiliği seçmesi olabilir.

Filozoflar Bu Dünyayı Görseydi Ne Derdi?
Dünyada yalnızca iyi insanların yaşadığı bir toplum hayal edelim.
Kimse çalmıyor, kimse yalan söylemiyor, kimse başkasına bilerek zarar vermiyor.
Kulağa şahane geliyor.
Ama filozofları aynı masaya oturtsaydık muhtemelen beş dakika içinde tartışma çıkardı.

Aristoteles’e Göre İyi İnsan Nasıl Olur?
Aristoteles’in yaklaşımı biraz farklıdır.
Onun ahlak anlayışında önemli kavramlardan biri erdemdir.
İyi bir yaşam yalnızca tek tek doğru davranışlar gerçekleştirmekten ibaret değildir.
Çünkü insanlar farklı koşullarda farklı erdemler gösterebilir.
Bir insan daha cesur olabilir. Başka biri daha cömert. Dolayısıyla kötülüğün ortadan kalkması erdemlerin de ortadan kalkması anlamına gelmeyebilir.
İyilik yalnızca “kötülük yapmamak” değildir.
Platon’a Göre İnsan Neden İyi Olmalı?
Platon’un eserlerinde iyilik, adalet ve erdem merkezi bir yere sahiptir.
Özellikle “Devlet” adlı eserinde ortaya koyduğu ünlü Gyges’in Yüzüğü hikâyesi bu tartışma için oldukça ilginçtir.
Hikâyede sahibini görünmez yapabilen bir yüzük düşünülür.
Kimse sizi göremiyor.
Yaptığınız hiçbir şey ortaya çıkmayacak.
Cezalandırılma ihtimaliniz yok.
Bu durumda hâlâ iyi davranır mıydınız?
Soru oldukça rahatsız edici çünkü iyiliğimizin ne kadarının gerçekten karakterimizden, ne kadarının yakalanma korkusundan kaynaklandığını sorgulatıyor.
Eğer yalnızca iyi insanlardan oluşan dünyadaki insanlar kimse onları görmediğinde bile iyi davranıyorsa iyilik hâlâ anlamlı olabilir.
Yani Platon’a:
“Dünyada kötülük kalmazsa iyilik de anlamını kaybeder mi?”
diye sorsaydık muhtemelen:
“Hayır.”
derdi.
Çünkü bir şeyin iyi olması için yanında mutlaka kötü bir alternatif bulunması gerekmez.
Platon masaya ilk puanı yazdı.
Ama diğer filozofların itirazları geliyor.

Acı Olmadan İyilik Anlamını Kaybeder mi?
Burada daha zor bir düşünce deneyine geçebiliriz.
Sadece kötü insanların değil, bütün acıların ortadan kalktığını düşünelim.
Hastalık yok.
Ölüm yok.
Yoksulluk yok.
Doğal afet yok.
Kimse üzülmüyor.
Böyle bir dünyada iyilik nasıl görünürdü?
Muhtemelen bugünkünden çok farklı.
Merhamet önemini kısmen kaybedebilirdi çünkü acı çeken kimse olmazdı.
Fedakârlık daha nadir hale gelebilirdi çünkü kimsenin ciddi bir şeye ihtiyacı olmazdı.
Bu bize ilginç bir fikir veriyor:
Bazı erdemlerin anlamı, karşılaştığımız zorluklarla bağlantılı olabilir.

Küçük Bir Felsefe Testi: Sen Ne Yapardın?
Bir tren kontrolden çıkmış durumda.
İleride rayların üzerinde beş kişi var.
Yanınızda bir makas kolu bulunuyor.
Kolu çekerseniz tren başka raya geçecek.
Ama o rayda da bir kişi var.
Hiçbir şey yapmazsanız beş kişi ölecek.
Kolu çekerseniz bir kişi ölecek.
Ne yaparsınız?


