Dünyanın En Garip Kaybolma Vakaları: Hâlâ Çözülemeyen 10 Gizemli Olay
İnsanlar tarih boyunca savaşlara, doğal afetlere ve kazalara kurban gitti. Fakat bazı insanlar var ki arkalarında ne kesin bir iz ne de başlarına ne geldiğini açıklayabilecek yeterli kanıt bıraktılar. Bir insanın adeta yeryüzünden silinmesi, aradan onlarca yıl geçmesine rağmen hâlâ ürpertici bir düşünce.
Peki dünyanın en garip kaybolma vakaları hangileri?
Bazılarında terk edilmiş gemiler, bazılarında gizemli son mesajlar, bazılarında ise yıllarca süren araştırmalara rağmen bulunamayan insanlar var. Üstelik bu olayların bir kısmı için bugün bile kesin bir açıklama bulunabilmiş değil.

1. Amelia Earhart’ın Gizemli Kayboluşu
Havacılık tarihinin en ünlü isimlerinden biri olan Amelia Earhart, 1937 yılında dünya çevresinde uçma girişimi sırasında Pasifik Okyanusu üzerinde kayboldu.
Earhart ve navigatörü Fred Noonan, Papua Yeni Gine’den Howland Adası’na doğru uçuyordu. Ancak uçak hedeflenen bölgeye ulaşamadı.
ABD tarafından geniş çaplı bir arama operasyonu gerçekleştirildi fakat Earhart, Noonan ve uçaktan kesin olarak geriye kalan bir iz bulunamadı.
En yaygın açıklama, uçağın yakıtının tükenerek Pasifik’e düşmüş olmasıdır. Bununla birlikte yıllar içinde Earhart’ın başka bir adaya iniş yaptığı veya Japon kuvvetleri tarafından yakalandığı gibi çok sayıda teori ortaya atıldı.
Bugün bile Amelia Earhart’ın kayboluşu, dünyanın en ünlü çözülemeyen kaybolma vakalarından biri olarak anılıyor.

2. Flannan Adaları Deniz Fenerindeki Üç Bekçi

Aralık 1900’de İskoçya açıklarındaki Flannan Adaları’nda bulunan Eilean Mòr deniz fenerinde çalışan üç görevli ortadan kayboldu.
James Ducat, Thomas Marshall ve Donald McArthur isimli üç deniz feneri bekçisinin hiçbirine bir daha ulaşılamadı.
Adaya gelen ekip, deniz fenerini boş buldu.
İnsanların hayal gücü doğal olarak burada fazla mesai yaptı. Deniz canavarlarından doğaüstü olaylara kadar çeşitli teoriler ortaya atıldı.
Fakat daha gerçekçi açıklama çok daha acımasız olabilir: Bekçilerin kötü hava koşullarında dışarı çıktıkları ve dev dalgalar tarafından denize sürüklendikleri düşünülüyor.
3. Mary Celeste: Mürettebatı Olmayan Hayalet Gemi
1872 yılında Atlantik Okyanusu’nda bulunan Mary Celeste isimli ticaret gemisi denizcilik tarihinin en büyük gizemlerinden birinin merkezine oturdu.
Gemi terk edilmişti.
Fakat batmamıştı.
Gemide ciddi bir çatışmayı açıkça gösteren bir manzara da yoktu. Buna karşılık kaptan Benjamin Briggs, ailesi ve mürettebat ortadan kaybolmuştu. Geminin filikasının bulunmaması, insanların gemiyi bilinmeyen bir nedenle terk etmiş olabileceğini düşündürdü.
Mary Celeste hakkında korsan saldırısından alkol buharlarının oluşturduğu patlama korkusuna kadar pek çok teori ortaya atıldı.
Mürettebatın gerçek kaderi ise hiçbir zaman kesin olarak öğrenilemedi.

4. Roanoke Kolonisi: Bir Yerleşim Nasıl Ortadan Kayboldu?
1587 yılında İngiliz yerleşimciler Kuzey Amerika’daki Roanoke Adası’nda bir koloni kurdu.
Koloninin yöneticisi John White, ihtiyaç duyulan malzemeleri almak üzere İngiltere’ye döndü. Çeşitli nedenlerle dönüşü gecikti ve White 1590 yılında Roanoke’ye geri gelebildi.
Ancak döndüğünde koloniyi terk edilmiş halde buldu.
Yerleşimcilerden eser yoktu.
Geride kalan en dikkat çekici ipuçlarından biri, bir yapıya kazınmış “CROATOAN” kelimesiydi.
Kolonicilerin yakındaki yerli topluluklara katılmış olabileceği, başka bir bölgeye taşındıkları veya açlık ve çatışmalar sonucunda öldükleri öne sürüldü.
Kesin olarak ne yaşandığının belirlenememesi nedeniyle olay tarihe Kayıp Roanoke Kolonisi olarak geçti.

5. Percy Fawcett ve Kayıp Şehir Arayışı
İngiliz kâşif Percy Fawcett, Amazon ormanlarının derinliklerinde gelişmiş eski bir uygarlığın kalıntılarının bulunduğuna inanıyordu.
Bu gizemli yerleşime “Z Şehri” adını vermişti.
1925 yılında Fawcett, oğlu Jack ve Raleigh Rimell ile birlikte Brezilya’nın Mato Grosso bölgesine doğru yola çıktı.
Bir süre sonra üç kişiden de haber alınamadı.
Sonraki yıllarda Fawcett’i bulabilmek için çeşitli araştırmalar gerçekleştirildi. Fakat ekibin başına tam olarak ne geldiği kesin biçimde belirlenemedi.
Hastalık, açlık, vahşi hayvan saldırısı, kaza veya bölgede yaşayan topluluklarla yaşanmış olabilecek bir çatışma olası açıklamalar arasında yer aldı.
Fawcett’in hikâyesi, Amazon ormanlarında kaybolan insanlar hakkındaki en meşhur vakalardan biri haline geldi.

6. Frederick Valentich’in Son Radyo Mesajı
21 Ekim 1978 tarihinde Avustralyalı genç pilot Frederick Valentich, Melbourne yakınlarından King Island’a doğru uçuyordu.
Uçuş sırasında hava trafik kontrolüne kendisini takip ettiğini düşündüğü tanımlanamayan bir hava aracından söz etti.
Radyo görüşmesi kısa süre sonra kesildi.
Valentich ve kullandığı uçak bulunamadı.
Olayın UFO teorileriyle ilişkilendirilmesinin temel nedeni de bu son konuşmaydı. Ancak uzmanlar yön kaybı, pilotaj hatası veya uçağın denize düşmesi gibi daha sıradan ihtimaller üzerinde de durdu.
Kesin sonucun belirlenememesi, Valentich vakasını dünyanın en esrarengiz kaybolma olayları arasında popüler hale getirdi.

7. Louis Le Prince: Sinemanın Öncülerinden Biri Trende Kayboldu
Louis Le Prince, hareketli görüntü teknolojisinin ilk öncülerinden biriydi.
1890 yılında Fransa’da Dijon’dan Paris’e gitmek üzere trene bindi.
Fakat Paris’e ulaştığında ortada yoktu.
Le Prince’in bagajı konusunda da gizemi tamamen ortadan kaldıracak bir iz bulunamadı ve kendisine ne olduğu hiçbir zaman kesin olarak açıklanamadı.
İntihar, cinayet ve ticari rekabet gibi çeşitli teoriler ortaya atıldı.
Le Prince’in sinema teknolojisinin gelişmeye başladığı kritik bir dönemde ortadan kaybolması, olayın yıllar boyunca komplo teorileriyle anılmasına neden oldu.

8. Sodder Çocuklarının Gizemi
1945 Noel gecesinde ABD’nin Batı Virginia eyaletindeki Sodder ailesinin evi yandı.
George ve Jennie Sodder ile çocuklarından bazıları evden kurtuldu. Ancak beş çocuk kayıptı.
İlk varsayım çocukların yangında hayatını kaybettiğiydi.
Fakat aile buna inanmadı.
Yangının koşulları, olay öncesinde yaşandığı iddia edilen bazı şüpheli gelişmeler ve çocuklara ait kalıntıların belirlenememesi aileyi kaçırılma ihtimali üzerinde durmaya yöneltti.
Sodder ailesi yıllarca çocuklarını aradı.
Ortaya çıkan ihbarlar ve fotoğraflar ise vakayı kesin olarak çözemedi.
Böylece Sodder çocuklarının kaybolması, ABD tarihinin en tartışmalı kayıp kişi vakalarından biri haline geldi.

9. D. B. Cooper: Uçaktan Atlayan Gizemli Adam
24 Kasım 1971 tarihinde kendisini Dan Cooper olarak tanıtan bir adam, ABD’de bir yolcu uçağını kaçırdı.
200 bin dolar fidye ve paraşüt talep etti.
Talepleri karşılandıktan sonra uçağın yeniden havalanmasını sağladı ve uçuş sırasında paraşütle uçaktan atladı.
Sonrası tam bir muamma.
Cooper’ın kimliği kesin olarak belirlenemedi ve cesedi bulunamadı.
1980 yılında fidye parasının bir bölümünün Columbia Nehri yakınlarında bulunması gizemi daha da büyüttü.
D. B. Cooper’ın atlayıştan sağ çıkıp çıkmadığı bile kesin olarak bilinmiyor.
Bu nedenle vaka hem çözülemeyen suçlar hem de gizemli kaybolma olayları arasında sıra dışı bir yere sahip.

10. Malaysia Airlines MH370 Vakası
Modern çağın en büyük havacılık gizemlerinden biri 8 Mart 2014 tarihinde başladı.
Malaysia Airlines’ın MH370 sefer sayılı Boeing 777 uçağı, Kuala Lumpur’dan Pekin’e giderken 239 kişiyle birlikte kayboldu.
Uçağın iletişiminin kesilmesinin ardından rotasından saptığını gösteren veriler ortaya çıktı.
Yıllar süren aramalar sonucunda Hint Okyanusu’nun farklı bölgelerinde MH370 ile ilişkilendirilen bazı enkaz parçaları bulundu. Ancak uçağın ana enkazının konumu ve kazanın kesin nedeni uzun süre belirlenemedi.
MH370 vakasını geçmişteki kaybolma hikâyelerinden ayıran önemli bir unsur var: Olay GPS, radar, uydu iletişimi ve gelişmiş havacılık teknolojilerinin bulunduğu modern bir çağda gerçekleşti.
Bir Boeing 777’nin 239 insanla birlikte kaybolabilmesi, bu nedenle vakayı dünyanın en gizemli uçak kaybolma olaylarından biri haline getirdi.

Bu İnsanlara Gerçekte Ne Oldu?
Gizemli kaybolma vakalarında doğaüstü açıklamalar son derece ilgi çekici olabilir. Fakat tarihsel olaylarda genellikle daha basit ihtimaller öne çıkar.
Deniz kazaları, kötü hava koşulları, navigasyon hataları, suçlar, hastalıklar, iletişim eksikliği ve dönemin sınırlı arama teknolojileri birçok vakayı açıklayabilecek faktörlerdir.
Buna rağmen bazı olaylarda eldeki kanıtlar kesin bir sonuca ulaşmaya yetmez.
İnsan zihninin boşlukları hikâyelerle doldurma eğilimi de tam burada devreye girer.
Bir ceset bulunmadığında, uçak enkazına ulaşılamadığında veya son birkaç saat açıklanamadığında yüzlerce farklı teori ortaya çıkabilir.
Gerçek ise bazen okyanusun dibinde, bazen bir ormanın içinde, bazen de tarihin kaybolmuş kayıtlarında kalır.
Dünyanın En Gizemli Kaybolma Vakası Hangisi?

Bu sorunun kesin bir cevabı yok.
Amelia Earhart’ın kayboluşu havacılık tarihinin en büyük gizemlerinden biri olarak görülürken, Flannan Adaları olayı üç insanın aynı anda açıklanamayan biçimde ortadan kaybolması nedeniyle dikkat çekiyor.
MH370 ise modern teknolojinin varlığına rağmen büyük bir yolcu uçağının yerinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle ayrı bir kategoriye giriyor.
D. B. Cooper vakasında ise gizemin merkezinde yalnızca kayboluş değil, kaybolan kişinin gerçek kimliğinin bile bilinmemesi bulunuyor.
Belki de bu olayları ilgi çekici yapan şey tam olarak bu: Hikâyelerin son sayfası eksik.
Dünyanın en ünlü kaybolma vakası hangisidir?
Amelia Earhart’ın 1937 yılında Pasifik üzerinde kaybolması, tarihin en çok bilinen kayıp kişi vakalarından biridir. MH370 vakası ise modern dönemin en çok araştırılan kaybolma olaylarından biri olarak kabul edilir.
Mary Celeste gemisindeki insanlara ne oldu?
Mary Celeste’in mürettebatının kesin kaderi bilinmiyor. Geminin filikasının kayıp olması, kaptan ve mürettebatın gemiyi terk ettiğine işaret eden önemli ayrıntılardan biridir.
D. B. Cooper bulundu mu?
Hayır. D. B. Cooper olarak bilinen uçak korsanının gerçek kimliği ve uçaktan atladıktan sonra başına ne geldiği kesin olarak belirlenemedi.
Amelia Earhart bulundu mu?
Amelia Earhart’ın kesin olarak tanımlanmış kalıntılarına ulaşılamadı. Kayboluşuyla ilgili farklı teoriler bulunmasına rağmen olayın kesin biçimde çözüldüğü söylenemez.
MH370 bulundu mu?
MH370 ile ilişkilendirilen çeşitli enkaz parçaları bulundu. Ancak uçağın kayboluşunun bütün ayrıntılarını ortaya koyan ana enkaz ve kesin olay zinciri uzun süre çözülemeyen temel mesele olarak kaldı.



