Kimliği Hâlâ Bilinmeyen Gizemli Tarihi Kişiler: Tarihin Çözülemeyen 8 Büyük Kimlik Sırrı
Bir insan düşünün.
Onun hakkında kitaplar yazılmış.
Resimleri incelenmiş.
Belgeler araştırılmış.
Yüzlerce teori ortaya atılmış.
Ama küçük bir problem var:
Kim olduğunu hâlâ bilmiyoruz.
Bazılarının nereden geldiği bilinmiyor.
Bazılarının yüzü bile görülmemiş.
Peki gerçekten kimliği hâlâ bilinmeyen gizemli tarihi kişiler kimler?
Tarihin en tuhaf dosyalarından bazılarını açalım.
1. Demir Maskeli Adam: Kralın Sakladığı Gizemli Mahkûm Kimdi?
Yer: Fransa
Dönem: 17. yüzyıl
Demir Maskeli Adam.
- yüzyılda Fransa Kralı XIV. Louis döneminde gizemli bir mahkûm yıllarca farklı hapishanelerde tutuldu.
Sonunda Bastille’e getirildi.
Mahkûmun gerçek kimliği açıklanmadı.
Yüzünü gizleyen bir maske taktığına ilişkin kayıtlar ve anlatılar zamanla büyük bir efsaneye dönüştü.
Ancak burada Hollywood’u biraz üzmemiz gerekiyor.
Maskenin gerçekten demirden olduğuna dair sağlam tarihsel kanıt bulunmuyor. Kaynaklarda siyah kadife maskeden söz ediliyor; demir maske fikrini daha sonra Voltaire ve özellikle Alexandre Dumas gibi yazarların popülerleştirdiği kabul ediliyor.
Peki kimdi?
Teoriler yıllar içerisinde kontrolden çıktı.
XIV. Louis’nin gizli kardeşi olduğu söylendi.
Kraliyet ailesinden biri olduğu iddia edildi.
İtalyan diplomat Ercole Mattioli olabileceği düşünüldü.
Eustache Dauger adı en güçlü adaylardan biri haline geldi.
Fakat kesin kimliği üzerinde tartışmalar tamamen bitmiş değil. Gizemli mahkûmun 1703 yılında Bastille’de öldüğü biliniyor.
Ve yaklaşık üç yüzyıl sonra hâlâ:
“Bu adam kimdi?”
diye soruyoruz.
Kraliyet yönetiminin veri gizliliği konusunda biraz fazla başarılı olduğu söylenebilir.
2. Karındeşen Jack: Dünyanın En Ünlü Bilinmeyen Katili
Yer: Londra, İngiltere
Yıl: 1888
1888 yılında Londra’nın Whitechapel bölgesinde gerçekleşen bir dizi cinayet bütün İngiltere’yi korkuya sürükledi.
Fail hiçbir zaman kesin olarak yakalanamadı.
Basın ve kamuoyu ona bir isim verdi:
Jack the Ripper, yani Karındeşen Jack.
Genellikle beş cinayet onunla ilişkilendiriliyor:
Mary Ann Nichols,
Annie Chapman,
Elizabeth Stride,
Catherine Eddowes
ve Mary Jane Kelly.
Bunlar bugün “kanonik beş” olarak anılıyor, ancak fail yakalanmadığı için gerçek kurban sayısının ne olduğu da kesin değil.
Karındeşen Jack’in kimliği bulundu mu?
Hayır, kesin biçimde bulunmuş değil.
Yıllar boyunca onlarca şüpheli ortaya atıldı.
En sık gündeme gelen isimlerden biri Polonya doğumlu berber Aaron Kosminski.
Bir şal üzerinde yapılan mitokondriyal DNA analizinin Kosminski’yi işaret ettiği iddia edildi. Ancak kanıtların kaynağı, şalın olay yeriyle bağlantısı ve genetik sonuçların yorumlanması tartışmalara konu oldu. Dolayısıyla bilim dünyasında “dosya kapandı” denebilecek bir durum yok.
Yeni teoriler de hâlâ ortaya çıkıyor. Fakat hiçbiri Karındeşen Jack’in kimliğini tartışmasız biçimde kanıtlamış değil.
1888’de başlayan soru hâlâ aynı:
Karındeşen Jack kimdi?
3. Babushka Lady: Kennedy Suikastını Kameraya Alan Gizemli Kadın
Yer: Dallas, ABD
Tarih: 22 Kasım 1963
ABD Başkanı John F. Kennedy’nin suikastı sırasında Dealey Plaza’da yüzlerce insan bulunuyordu.
Fotoğraflar çekildi.
Filmler kaydedildi.
Ve görüntülerde son derece ilginç bir kadın fark edildi.
Başında eşarp vardı.
Bu nedenle ona:
Babushka Lady
adı verildi.
“Babushka”, Rusçada büyükanne anlamına geliyor ve kadının başörtüsü dönemin Doğu Avrupalı yaşlı kadınlarının kullandığı eşarplara benzetilmişti.
Asıl ilginç olan ise elinde tuttuğu nesneydi.
Bir kamera.
Kadının Kennedy’nin vurulduğu sırada görüntü çekmiş olabileceği düşünüldü.
Peki görüntüler nerede?
Bilinmiyor.
Kadının kimliği de kesin olarak belirlenemedi.
1970 yılında Beverly Oliver isimli bir kadın Babushka Lady olduğunu iddia etti.
Ancak anlatımındaki bazı ayrıntılar ve kullandığını söylediği kamera hakkındaki iddialar şüpheyle karşılandı. Kimliği doğrulanamadı.
Bu nedenle hâlâ iki soru var:
Babushka Lady kimdi?
Ve daha önemlisi:
Kamerasında ne vardı?
Belki sıradan bir görüntü.
Belki suikast hakkında önemli bir ayrıntı.
Bilmiyoruz.
Gizemlerin sinir bozucu özelliği zaten bu.
4. Kaspar Hauser: Birdenbire Ortaya Çıkan Gizemli Genç
Yer: Nürnberg, Almanya
Yıl: 1828

26 Mayıs 1828’de Almanya’nın Nürnberg kentinde genç bir çocuk ortaya çıktı.
Adının:
Kaspar Hauser
olduğu söylendi.
Fakat geçmişi tam bir muammaydı.
Hauser, çocukluğunun büyük bölümünü karanlık ve kapalı bir yerde geçirdiğini iddia etti.
İnsanlarla çok az temas kurduğunu söyledi.
Ortaya çıktığında davranışlarının ve eğitim seviyesinin oldukça sıra dışı olduğu anlatıldı.
Ve kısa sürede bütün Avrupa’nın ilgisini çekti.
Kaspar Hauser aslında kimdi?
İşte gizem burada başladı.
Bir teoriye göre Hauser aslında Baden hanedanına mensup kayıp bir prensti.
Doğumda başka bir çocukla değiştirilmiş ve taht üzerinde hak iddia etmesini engellemek için gizlice hapsedilmişti.
Başka bir teoriye göre ise Hauser bütün hikâyeyi uydurmuş son derece yetenekli bir sahtekârdı.
1833 yılında Hauser gizemli biçimde bıçaklandı.
Kendisini başka birinin bıçakladığını söyledi.
Fakat bazı araştırmacılar yarayı kendi kendine oluşturmuş olabileceğini düşündü.
Üç gün sonra öldü.
Mezar taşına ise hikâyesini mükemmel biçimde özetleyen bir ifade yazıldı:
“Burada, zamanının bilmecesi Kaspar Hauser yatıyor.”
Yaklaşık iki yüzyıl sonra bile bu tanım fena sayılmaz.
5. Kont Saint-Germain: Hiç Yaşlanmadığı Söylenen Gizemli Adam
Dönem: 18. yüzyıl Avrupa’sı

Bir adam düşünün.
Birçok dil konuşuyor.
Keman çalıyor.
Sanattan anlıyor.
Kimya ve simyayla ilgileniyor.
Avrupa saraylarında dolaşıyor.
Ama kimse onun gerçekte nereden geldiğini tam olarak bilmiyor.
Bu kişi:
Kont Saint-Germain.
- yüzyıl Avrupa’sının en gizemli karakterlerinden biri haline geldi.
Çeşitli aristokrat çevrelerde ortaya çıktı ve kendisi hakkında son derece farklı hikâyeler anlatıldı.
Gerçek adı ve kökeni konusunda kesinlik bulunmaması zamanla efsaneleri büyüttü.
Sonunda iş:
“Bu adam ölümsüz olabilir.”
noktasına kadar geldi.
Saint-Germain’in yüzlerce yıldır yaşadığı, yaşlanmadığı ve farklı dönemlerde farklı isimlerle ortaya çıktığı iddia edildi.
Bunların tarihsel kanıtı yok.
Ama adamın gizemli geçmişi, efsanelerin büyümesi için yeterliydi.
Gerçek Saint-Germain muhtemelen ölümsüz değildi.
Fakat kişisel markalaşma konusunda çağının birkaç yüzyıl ilerisinde olduğu kesin.
6. Monsieur Chouchani: Büyük Bilginin Gerçek Adı Neydi?
Dönem: 20. yüzyıl

Tarihin gizemli kişileri her zaman kral, suçlu veya kayıp prens değil.
Bazen öğretmen.
Monsieur Chouchani, 20. yüzyılda yaşamış son derece sıra dışı bir Yahudi bilgin ve öğretmendi.
Matematikten fiziğe, Talmud’dan felsefeye kadar olağanüstü geniş bir bilgiye sahip olduğu anlatılıyor.
Daha da önemlisi öğrencileri arasında daha sonra dünyaca ünlü olacak isimler vardı.
Bunlardan biri filozof Emmanuel Levinas.
Bir diğeri Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel.
Fakat garip olan şu:
Monsieur Chouchani onun gerçek adı değildi.
Gerçek kimliği konusunda farklı iddialar ortaya atıldı.
Nerede doğduğu, gerçek adının ne olduğu ve hayatının ilk dönemlerinde neler yaptığı konusunda kesin cevaplar bulunmuyor.
Bir insanın öğrencileri dünyaca ünlü oluyor.
Kendisi ise tarihe takma adıyla geçiyor.
Akademik gizlilik ayarını biraz fazla yükseltmiş.
7. Yeşil Çocuklar: Woolpit’e Gelen İki Gizemli Çocuk Kimdi?
Yer: Woolpit, İngiltere
Dönem: 12. yüzyıl
Çünkü tarih ile folklorun sınırında duruyor.
- yüzyılda İngiltere’nin Woolpit köyü yakınlarında iki çocuğun bulunduğu anlatılır.
Bir erkek.
Bir kız.
İddiaya göre çocukların derileri yeşilimsi renkteydi.
Tanımadıkları bir dil konuşuyorlardı.
Ve başlangıçta normal yiyecekleri yemeyi reddediyorlardı.
Sonunda fasulye yemeye başladıkları anlatıldı.
Erkek çocuk kısa süre sonra öldü.
Kız ise hayatta kaldı, İngilizce öğrendi ve nereden geldiğini anlatmaya başladı.
İddiaya göre:
“Saint Martin’in Ülkesi”
olarak adlandırdığı, güneşin çok az görüldüğü bir yerden geliyordu.
Gerçekte ne olmuş olabilir?
Uzaylılar?
Yeraltı uygarlığı?
Başka boyut?
İnternet doğal olarak sakin davranmadı.
Daha gerçekçi açıklamalar çocukların yabancı bir topluluktan gelmiş olabileceğini ve yeşilimsi görünümün yetersiz beslenme veya hastalıkla ilişkili olabileceğini öne sürüyor.
Ancak çocukların kesin kimlikleri ve nereden geldikleri bilinmiyor.
Burada önemli nokta şu:
Hikâyeyi aktaran Orta Çağ kaynakları var, fakat anlatının bütün ayrıntılarını modern anlamda doğrulamak mümkün değil.
Dolayısıyla Woolpit’in Yeşil Çocukları’nı kanıtlanmış tarihsel vaka ile folklor arasında değerlendirmek daha doğru.
8. Tank Man: Dünyanın En Ünlü Fotoğraflarından Birindeki Adam Kimdi?
Yer: Pekin, Çin
Yıl: 1989
5 Haziran 1989.
Pekin.
Bir tank konvoyu ilerliyor.
Sonra elinde alışveriş poşetlerine benzeyen çantalar taşıyan beyaz gömlekli bir adam tankların önüne çıkıyor.
Tank sağa gidiyor.
Adam sağa geçiyor.
Tank sola yöneliyor.
Adam yine önüne geçiyor.
O an fotoğraflanıyor.
Ve ortaya 20. yüzyılın en tanınmış görüntülerinden biri çıkıyor.
Dünya ona:
Tank Man
adını verdi.
Tank Man’in gerçek adı neydi?
Kesin olarak bilinmiyor.
Yıllar boyunca çeşitli isimler öne sürüldü fakat güvenilir biçimde doğrulanamadı.
Daha da ilginci:
Sonrasında ona ne olduğu da kesin olarak bilinmiyor.
Tutuklandı mı?
Serbest bırakıldı mı?
Hayatta kaldı mı?
Ülkeden ayrıldı mı?
Sıradan hayatına geri mi döndü?
Kesin cevap yok.
Bu da fotoğrafı daha güçlü hale getiriyor.
Çünkü dünyanın en tanınmış protesto sembollerinden biri haline gelen adamın kim olduğunu dünya hâlâ bilmiyor.
Bir İnsan Tarihte Nasıl Kimliğini Kaybedebilir?

Bugün kulağa inanılmaz geliyor.
Telefonlarımız var.
Kimlik numaralarımız var.
Pasaportlarımız var.
Fotoğraflarımız var.
Sosyal medya hesaplarımız var.
Konum geçmişimiz var.
İnternet bizden annemizden fazla şey hatırlıyor.
Ama geçmişte durum farklıydı.
Merkezi nüfus kayıtları sınırlıydı.
Belgeler savaşlarda yok olabiliyordu.
İnsanlar başka ülkelere farklı isimlerle gidebiliyordu.
Fotoğraf teknolojisi yoktu veya yaygın değildi.
Okuryazarlık düşüktü.
Bir kişinin geçmişini doğrulamak son derece zordu.
Bu nedenle bir insan:
“Ben Kont Saint-Germain’im.”
dediğinde bugünkü gibi:
“LinkedIn profilinizi görebilir miyiz?”
deme imkânınız yoktu.
DNA Teknolojisi Tarihin Gizemli İnsanlarını Ortaya Çıkarabilir mi?

İşte işler burada ilginçleşiyor.
Çünkü artık yüzyıllık kimlik gizemlerini çözebilen çok güçlü bir aracımız var:
Genetik soy araştırmaları.
Bunun en güzel örneklerinden biri uzun yıllar bu tür listelerin vazgeçilmezi olan Somerton Adamı.
1948 yılında Avustralya’daki Somerton Plajı’nda kimliği bilinmeyen bir erkek cesedi bulundu.
Üzerinde kimlik yoktu.
Giysilerindeki etiketlerin bazıları çıkarılmıştı.
Cebinde ise Ömer Hayyam’ın Rubaiyat eserindeki “Tamám Shud” ifadesinin yazılı olduğu küçük bir kâğıt parçası bulundu.
Olay onlarca yıl boyunca çözülemedi.
Fakat 2022’de DNA ve genetik soy araştırmaları sonucunda araştırmacı Derek Abbott, adamın Carl “Charles” Webb isimli Melbourne doğumlu bir elektrik mühendisi olduğunu açıkladı.
Bu nedenle internette hâlâ:
“Kimliği bilinmeyen Somerton Adamı”
başlığıyla karşılaşabilirsiniz.
Ama bilgi artık eski.
Bu gelişme çok önemli bir şeyi gösteriyor:
Bugün bu listede bulunan bazı insanların kimliği de gelecekte çözülebilir.
Son Bir Soru: Hangisinin Kimliğini Öğrenmek İsterdin?

Önünde eski bir dosya olduğunu düşün.
Dosyayı yalnızca bir kez açabilirsin ve aşağıdaki gizemlerden yalnızca birinin kesin cevabını öğrenebilirsin:
A) Demir Maskeli Adam gerçekte kimdi?
B) Karındeşen Jack kimdi?
C) Babushka Lady kimdi ve kamerasında ne vardı?
D) Kaspar Hauser aslında nereden geldi?
E) Tank Man kimdi ve sonrasında ona ne oldu? Ama küçük bir problem var:
Dosyayı açtıktan sonra cevabı kimseye kanıtlayamayacaksın.
Yani tarihin en büyük gizemlerinden birinin cevabını bileceksin…


