Dünyanın En İlginç Mimari Yapıları
Dancing House — Prag, Çekya
İlk bakışta iki binanın dans ettiğini düşünüyorsun.
1990’larda Frank Gehry ve Vlado Milunić tarafından tasarlanan yapı, iki kuleyi dans eden bir çift gibi gösteriyor. Cam kule kıvrılarak daralıyor ve yanındaki daha geleneksel kuleyle kontrast oluşturuyor.
Bir kule = hareket eden dansçı
Diğer kule = partneri
Bu yüzden halk arasında “Fred ve Ginger” benzetmesiyle de anılıyor.
Cube Houses — Rotterdam, Hollanda
Burada mimar Piet Blom, evleri normal şekilde dikey yerleştirmek yerine yaklaşık 45 derece eğmiş.
Evlerin her biri dev bir küp gibi görünüyor ve altıgen kolonların üzerinde duruyor.
En garip kısmı ise:
İçeride duvarların ve tavanların eğik olması.
Yani mobilya yerleştirirken:
“Bu dolabı nereye koyacağız?”
sorusu biraz ciddi hale geliyor.
Dev Sepet Binası — Ohio, ABD
Bu gerçekten dev bir sepet şeklindeki bina.
Ohio’daki Longaberger Basket Building, şirketin ürettiği sepetlerden esinlenerek tasarlanmış 7 katlı bir ofis binasıydı.
Hatta dışarıdaki kulplar bile gerçek kulp görünümünde.
Daha da absürt olan:
Kışın kulplarda buz oluşmaması için ısıtma sistemi bulunuyordu.
Lotus Temple — Yeni Delhi, Hindistan
Burada bina bir lotus çiçeği gibi açılıyor.
Yapı:
27 mermer “taç yaprağı”
merkezi ibadet alanı
şeklinde tasarlanmış.
Uzaktan bakınca:
Dev bir çiçek toprağın içinden çıkmış gibi.
Mimari listelerde de alışılmadık geometrisi nedeniyle dünyanın dikkat çekici yapıları arasında gösteriliyor.
Atomium — Brüksel, Belçika
Dev metal kürelerden oluşuyor.
Ama aslında bunlar demir kristalinin devasa ölçekte modellenmiş hali.
1958 Dünya Fuarı için yapılmış ve yaklaşık 102 metre yüksekliğinde. Küreler arasında yürüyen merdivenlerle geçilebiliyor.
Yani dev bir:
atom modeli → bina
haline getirilmiş.
Habitat 67 — Montreal, Kanada
şeklinde yüzlerce kutuyu üst üste koymuş gibi.
Ama her kutu aslında prefabrik bir konut modülü.
Mimar Moshe Safdie, 1967 Expo için tasarladığı Habitat 67’de prefabrik modülleri kullanarak yoğun şehir yaşamını farklı bir biçimde çözmeye çalıştı.
En güzel tarafı:
Apartman, ama aynı zamanda, teraslı ev, gibi davranması.
Kunsthaus Graz — Avusturya
Graz’daki Kunsthaus, organik ve şişkin bir gövdeye sahip.
Binaya takılan meşhur lakaplardan biri:
“Friendly Alien” — Dost Uzaylı.
Dış yüzeyindeki ışık ve medya teknolojileri sayesinde bina geceleri daha da tuhaf görünüyor.
Casa Batlló — Barselona, İspanya
Antoni Gaudí’nin eserlerinden biri.
Ve burada düz çizgilerle arası pek iyi değil.
Cephede:
Kemik benzeri kolonlar, dalgalı yüzeyler, ejderhayı andıran çatı, renkli seramikler kullanılmış.
Çatı özellikle bir ejderhanın sırtına benzetiliyor. Günümüzde Casa Batlló, Barselona’nın en karakteristik modernist yapılarından biri olarak kabul ediliyor.
Guggenheim Museum Bilbao — İspanya
Frank Gehry’nin tasarladığı Guggenheim Bilbao’nun kıvrımlı yüzeyleri titanyum panellerle kaplı.
Güneş vurduğunda yüzey:
altın
gümüş
gri
gibi değişen bir görüntü oluşturuyor.
Ve bina yalnızca müze olarak değil, Bilbao’nun kentsel dönüşümünün sembollerinden biri olarak da öne çıktı.
Turning Torso — Malmö, İsveç
Bu gökdelenin adı bile ne olduğunu söylüyor:
“Dönen Gövde.”
Bina yukarı doğru çıkarken yaklaşık 90 derece dönüyormuş gibi görünüyor.
Sanki biri gökdeleni elinden tutup:
“Biraz bükelim.” demiş.
CCTV Headquarters — Pekin, Çin
Normal gökdelen:
CCTV binası:
Bina iki yüksek kule ve onları yukarıda birleştiren dev bir yatay bölümden oluşuyor.
Sonuç:
Ortası boş, dev bir dikdörtgen döngü.
Geleneksel “gökdelen ne kadar düz olursa o kadar iyi” fikrine tamamen meydan okuyor.
Crooked House — Sopot, Polonya
Bu binaya bakınca:
“Fotoğraf yamuk çekilmiş.”
diye düşünüyorsun.
Ama hayır.
Bina gerçekten:
Eğri, kıvrımlı, dalgalı
bir biçimde tasarlanmış.
Masal kitabından çıkmış gibi görünmesi nedeniyle dünyanın en sıra dışı binaları listelerinde sıkça yer alıyor.
Piano House — Huainan, Çin
Burada mimarlar:
dev piyano ve dev keman yapmış.
Keman biçimindeki bölüm, piyanonun yanına yerleştirilmiş.
İçinde sergi alanları bulunuyor ve yapı Çin’in en sıra dışı tematik mimari örneklerinden biri olarak biliniyor.
La Muralla Roja — İspanya
Bu yapı gerçek hayattan çok:
video oyunu
labirent
soyut resim
gibi görünüyor.
İspanya’nın Calpe kentindeki yapı, birbirine bağlanan:
kırmızı
pembe
mavi
mor
tonlarındaki geometrik alanlardan oluşuyor.
Koridorlar, merdivenler ve teraslar birbirine bağlandığı için 3 boyutlu bir labirent hissi yaratıyor.
Balık şeklindeki bina
Hindistan’da National Fisheries Development Board binası dev bir balığa benzetilecek şekilde tasarlanmış.
Baş kısmı, gövdesi ve yüzgeç benzeri bölümleriyle gerçekten dev bir balığa benziyor.
Kısaca
En garip: Cube Houses
En hareketli: Dancing House
En uzaylı gibi: Kunsthaus Graz
En renkli: La Muralla Roja
En geometrik: CCTV Headquarters
En fantastik: Casa Batlló
En bilim-kurgu gibi: Atomium
En “bu gerçekten bina mı?”: Basket Building
Ve bunların arasında özellikle yeraltındaki şehirler, uçurumların üzerine kurulmuş yapılar, dünyanın en eski mühendislik harikaları ve terk edilmiş ama inanılmaz mimariler de var.


